Kitap Detayları
Komutanlar Cephesi Fikret Bila (Fikret Bilâ)
13.60 TL

Yayınevi: Doğan Kitapçılık

Özellikler: Boyut: 14 x 23 / 2. Hamur / 288 sayfa

Yayın Tarihi: Nisan 2010 Tür: Araştırma-İnceleme

ISBN: 9786051115740, Barkod: 9786051115740

Ciltsiz Kapak 14 x 23 CM

Facebookta Paylaş
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5 (0 oy, ortalama: 0,00)
Loading ... Loading ...

Komutanlar cephesinden Türkiye’nin geleceği, Kürtler ve PKK nasıl görünüyor?

TSK, 1984’te durduğu yerde mi duruyor, yoksa değişti mi?

“Kürtler dillerini kullansınlar, kültürlerini yaşasınlar” diyen Genelkurmay Başkanı kim?

Hangi ünlü komutan “Kürt sorununu görememişiz, entegrasyon da olmamış” diyor?

33 erin şehit edilmesinin sorumluluğunu hangi komutan, nasıl üstlendi?

“İngiliz parmağı”na hangi genelkurmay başkanı dikkat çekti?Türk tankları Kuzey Irak’a nasıl girdi? Dört büyük sınır ötesi harekât nasıl yapıldı?

“ABD ordusuyla çarpışabiliriz” diyen komutan kim?

Komutanlar cephesinde ABD’ye bakış nasıl değişti? Hangi komutanlar ABD’ye kuşkuyla bakıyor?

Kenan Evren’den Hilmi Özkök’e, Aytaç Yalman’dan Yaşar Büyükanıt’a, Necati Özgen’den İlker Başbuğ’a açılan yelpazede, komutanlar konuşuyor.

Ankara’nın ve TSK’nın nabzını tutan duayen gazeteci Fikret Bilâ, Komutanlar Cephesinin genişletilmiş yeni baskısında, Ergenekon Davası ve darbe girişimi gibi güncel olayları da ele alarak, gelişmeleri tüm boyutlarıyla ele alıyor.

Derya Sazak’ın Yorumuyla:

Fikret Bila, son kitabı "Komutanlar Cephesi"nde 1980 askeri darbesi ve sonrasında görev başındaki askeri kadroların PKK ve "Kürt sorunu"na bakış açılarını irdeliyor.

Kitap daha yayımlanmadan Milliyet'teki dizi nedeniyle geniş yankı uyandırdı.

Askerler, cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan isyanlar nedeniyle Kürt sorununa hep "ayrılıkçılık" düzleminde baktılar. Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Karadayı'nın da kitapta belirttiği gibi olayı "kalkışma-isyan" şeklinde gördüler. Türkiye, 2007 sonunda "bitti denilen" PKK'nın 200 kişilik gruplar halinde sınırı aşarak gerçekleştirdiği kanlı baskınlar nedeniyle, Kuzey Irak'a operasyonu tartışırken ilk kez "Nerede hata yaptık?" sorusuna da komutanlar cephesinde yanıt arıyor.

Dağlıca baskınında PKK tarafından kaçırıldıkları için "sağ" kurtulan 8 asker mahkemede tutuklandı.

Erler, "askeri disiplini aşırı derece sarsmış olmak, memuriyet görevinin gereklerine aykırı hareket etmek ve izinsiz olarak başka ülkenin topraklarına geçmek"ten suçlanıyorlar.

Van'daki askeri mahkemenin yaklaşımı da sonuçta, generaller düzeyindeki sorunu görmezlikten gelme ve her defasında başımızı kuma gömmenin yeni bir örneği değil mi? Sanki bu askerler 12 şehit verilen gece karanlığındaki çatışmada "izinsiz" geçtikleri toprağın neresi olduğunu biliyorlardı. Adalet Bakanı'nın "Kurtulduklarına sevinemedik" dediği durum karara yansımış, 8 asker ölmedikleri için suçlanıyorlar. Onların cenazeleri de memleketlerine gitse hepsi birer kahraman olacaklardı!

Peki Dağlıca baskınının başkaca sorumlusu yok mu?!

Bila'ya konuşan eski komutanlar, "Terörle mücadele askerin işi değildir" diyorlar ancak hükümetlere sorunun siyasi boyutunun çözülmesi yönünde inisiyatif bırakmadıklarını nedense söylemiyorlar.

Emekli Orgeneral Aytaç Yalman, askerin yaklaşımını şöyle anlatıyor:

"Türkiye'nin sorunu henüz sosyal boyuttayken görmesi ve doğru okuması gerekirdi. Bu yapılabilseydi, sorun belki sosyal aşamadayken çözülebilirdi. O aşamada sorunun, kendini ifade olarak tarif edildiğini görüyoruz. Dilini konuşmak, şarkısını, türküsünü dinlemek, kültürünü yaşamak istiyor. Oysa bizler o dönem, "Kürt yoktur" diye eğitilmişiz. Sosyal istekleri "yıkıcı faaliyetler" kapsamında görüyoruz."

PKK'nın Kuzey Irak'ta güçlenmesi 1990 Körfez Savaşı ve 2003 ABD'nin Irak'ı işgali sonrasında oldu.

Askerler bu sürecin sonunu da tam olarak göremediler, özellikle 1 Mart tezkeresinin reddinde etkili bir rol oynadılar.

Bila'nın "Komutanlar Cephesi" yakın tarihten çıkarılacak derslerle dolu.

Fikret Bilâ’nın Kendi Yorumuyla:

"Komutanlar Cephesi" adıyla kitaplaşan, eski komutanlarla yaptığım röportajlarla ilgili tartışma devam ediyor.

CNN Türk'te önceki akşam Ahmet Hakan'ın "Tarafsız Bölge" programında yine bu konuyu tartıştık.

Tartışmanın eksenini daha çok başta Kenan Evren olmak üzere komutanların, Türkiye'nin izlediği politikalara dönük eleştirileri oluşturdu. Evren'in "Kürtçeyi yasakladık, hata yaptık" sözleriyle, Aytaç Yalman Paşa'nın, "Sorunu sosyal aşamadayken görememişiz" ifadesi, üzerinde en fazla durulan alanlar oldu.

Komutanların, anadilin konuşulmasına, öğrenilmesine, kültürlerin yaşanmasına, yaşatılmasına bir itirazları yok. İtiraz, bu taleplerin siyasal alanda, ayrılıkçı hedefler için, üniter yapıda, ulus devlet niteliğinde gedik açılmasının araçları olarak kullanılması...

Komutanlar PKK ile halkın birbirine karıştırılmaması gerektiğini savunuyorlar. PKK ve destekçilerinin marjinalize edilmesi amacıyla silahsız alanda da mücadele edilmesinin önemine dikkat çekiyor.

İlker Paşa'nın saptaması

Komutanlar Cephesi'nde, "Türkiye'nin yaptığı hatalar" başlığıyla yer verdiğim, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ'un saptamasını bir kez daha anımsamakta fayda var.

İlker Paşa, "Terör örgütü hâlâ niye bitmedi?" sorusunu yanıtlarken, kanımca en önemli nedenlerinden birini açıklıkla ortaya koyuyor. "Birinci neden, örgüte katılımın tam olarak engellenememesidir" diyor.

Bu saptama, terörle mücadelenin teröristle mücadeleden farkına da işaret ediyor. Silahsız alanda (ekonomik, sosyal, kültürel, psikolojik), güvenlik alanındaki mücadeleyle uyumlu ve başarılı bir mücadele yürütülemediğini de gösteriyor bu ifade. Terör örgütüne katılımın engellenememesinin başlıca nedeni gerçekçi biçimde kamuoyuna aktarılmış oluyor.

Kanımca tartışmanın bu alanda odaklanması yararlı olacaktır. Bu alandaki tartışma, eski komutanların eleştiri, özeleştiri, analiz ve önerilerinden yararlanma olanağı da yaratacaktır.

Silahlı mücadele

Terörist bulunduğu sürece devletin silahlı mücadeleye devam edeceğini söylemeye gerek yok. Mücadelenin güvenlik alanı dışında yürütülmesi, hem teröristle hem de terörle mücadeleyi büyük zaafa uğratır. Bu bakımdan, İlker Paşa'nın dikkat çektiği bir nokta da önem taşıyor. İlker Paşa, terör eylemlerinin azaldığı bazı dönemlerde terör örgütünün bittiği yanılgısına düşüldüğünü belirtiyor. Org. Başbuğ'un bu saptaması da Türkiye'nin yaptığı belirgin hatalardan birini gündeme getiriyor. Bu eleştiri özellikle 1999-2003 arasındaki dönemle ilgili olarak dile getiriliyor.

Eski ve görevdeki komutanların görüş ve önerileri sadece askerler için değil siyasiler ve diğer sivil kurumlar için de yol gösterici nitelikte.

Eski komutanların açıklıkla ifade ettikleri görüşlerine bu açıdan yaklaşmakta fayda var.

KİTAPLIK olarak Türkiye’yi ve gündemi daha derinden anlamamıza katkıda bulunacak bu değerli eseri okumanızı önermekteyiz. Keyifli okumalar.
Bu Kitabı Alanlar Ayrıca Aşağıdaki Eserlerle de İlgilendiler:

Macaristan ve Ermeni Meselesi (1878- 1920) Yarısı Yitik Öyküler Daha Önce Kimseden Duymadığınız 6 Kariyer Sırrı <br /> Johnny Bunko Eskimiyorsun İçimde İskoçya Cep Rehberi
Solomon Kane

Yanıtla

Yorum yapmak için oturum açmalısınız.

Yeni Çıkan Kitaplar
POPLER KTAPLAR
KTAPLIK HERYERDE
RSS Twitter FriendFeed Facebook

Anasayfa | Yeni Çıkanlar | İndirimler | Süreli Fırsatlar | Hediyelik

Gizlilik Sözleşmesi | Satış Sözleşmesi | Kargo Gönderim Şekli| Site Güvenliği | Ödeme Yöntemleri

Bize Ulaşın | Müşteri Hizmetleri | İletişim Bilgileri

33 sorgu ile 1,139 saniyede olusturuldu
web development